Güncel konulara dair aktarımlar

melodi akçay dan yaşam notları

Yüz Şekline Göre Saç Kesim Modelleri

 

 

Yüz Şekline Göre Saç Kesim Modelleri

 

Bayanların en büyük sorunlarından bir tanesi saç şekilleridir.Çünkü her yüz tipine yakışan ayrı ayrı modeller vardır.Temel olarak belirlenmiş 7 tane farklı yüz şekli vardır.İşte yüz şekline göre saç kesimler…


1)Yuvarlak Yüz
Her tür kesime yakışabilecek bir yüz şeklidir.Ama yüzünün yuvarlağını beğenmeyenler saçlarına hacim katan havalı modeller tercih etmelidir.Bu modeller sayeside saçlar önplana çıkacak ve yüzünüz daha ince gözükecektir.Yüz hatlarına görede ön tarafa dogru kesilmiş perçemlerde kullanabilirsiniz.

Mary Kate-Ashley Olsen kardeşler,Cameron Diaz ve Rachel Bilson yuvarlak yüzlü ünlülerden.

2.)Kare Yüz
Kare yüzde yuvarlak yüz gibi dengelidir.Yüzdeki kemik şekillerinden dolayı sertlik ön plandadır.Yüz şeklinizi beğeniyorsanız size en uygun kesim önleri katlı bir kesimdir.Eğer surat şeklinizden memnun değilseniz yuvarlak bir kahkül ve şakaklardan beri inen katlar kullanabilirsiniz.Böylece suratınızda daha yumuşak bir görünüm olur.

Gisele Bundchen,Sandra Bullock ve Mischa Barton kare yüzlü ünlüler.

3.)Dikdörtgen Yüz
Çok fazla değiştirilemeyen bir yüz şeklidir.Eğer değişiklik istiyorsanız çene kemiğini geçmeyecek şekildeki kesimleri kullanabilirsiniz.Şakak kemiklerini kapatan katlar kullanmalısınız.Bu şekilde daha dengeli ve uyumlu bir saç şeklini yakalayabilirsiniz.

Katie Holmes,Rihanna ve Drew Barrymore dikdörtgen yüzlü ünlüler arasında yer alıyor.

4.)Enine Dikdörtgen Yüz
Yüzünüzü uzun göstermek ve şakak kemiklerinin ön plana çıkmasını istemiyorsanız,uzun saç modelleri ve yukarı doğru hacim verilmiş şekillerde yüzünüzü inceltebilirzisiniz.Dikdötgen şeklindeki kesimlerlede yüz yapınızda biraz değişiklik yapabilirsiniz.

Christina Aguilera,Gwyneth Paltrow Beyonce bu yüz şekline sahipler

5.)Ters Üçgen Yüz
Surat yapısıda tamamen değişiklik yapılabilen bir yüz şeklidir.Bu tipdeki yüze modern kesimler yapılabilir.Makyaj içinde en uygun yüz şeklidir ayrıca.Yüz şeklinizi değiştirmeden görünüşünüze güçlülük katmak istiyorsanız,saçınızın yanlarını ve ensenelerini kısa kestirip saçınızın üst kısmına hacim vererek farklı bir görünüm yakalayabilirsiniz.Ama daha dengeli ve yumuşak bir şekil kullanmak istiyorsanız ensede başlayan hacim ve yukarılara doğru azalan kabartılar kullanabilirsiniz.

Natalie Dormer ve Monica Belluci bu kategoride yer alıyor.

6.)Üçgen Yüz
Saç şeklinde çok elverişsiz bir yüz tipidir.Genelde kişileri enerjisi düşük gösterir.Bu tip yüz şekillerinde daha enerjili modeller denenmelidir.Bunu ensedeki saçları azaltarak şakak kemiklerinden yukarı doğru hacimi arttırarak sağlayabilirsiniz.Küçük kare kesimlerde bu yüz tipi için idealdir.

Jennifer Aniston,Keira Knightley ve Sianna Miller üçgen yüzlü ünlüler.

7.)Baklava Yüz
Bu yüz tipine her türlü model yakışıyor.Düz,dalgalı,uzun,kısa,kahküllü ve daha bir çok modeli gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz ama dikkat edilecek tekbir husus var yüzünüzde nereyi vurgulayacagınıza karar vermelisiniz.

Taylor Swift,Eva Longoria ve Britney Spears baklava yüzlü ünlüler arasında yer alıyor.

 

Akmayan Makyaj Nasıl Yapılır

Akmayan Makyaj Nasıl Yapılır

Kapatıcı

Kapatıcıyı gözaltlarınıza noktalar halinde bastırın ve nazikçe yayın. Şimdi küçük bir pudra fırçasıyla saydam, toz bir pudrayı bu bölgeye hafifçe sürün. Bu, aynı zamanda rimelin akarak göz çevresinde koyu renk halkalar yapmasını da engeller.

Krem allık

Ürünleri krem formunda kullandığınızda, miktarı az tutmak iyi olacaktır. Bunun nedeni ürünün kıvamıdır. Yani allıktan bahsediyorsak, allığın krem içeriği bunun yüze kolayca yayılmasına sebep olur. Bunu önlemek için de allığınızı sürdükten sonra yanaklarınıza gene toz pudra sürmeniz en iyisi olacaktır. Böylece allık yanaklarınızda kalır, etrafa yayılmaz.

Göz kalemi

Göz kaleminin dagilmasi normaldir. Hatta bu, göz kalemine has bir özelliktir. Burada kaçinmaniz gereken bir sey varsa, o da göz kalemini sabitlemeye çalışıpp, dagilmasini önlemektir; çünkü göz kalemi hafifçe dagildiginda çok daha seksi bir hava katar. Onu sabitlemeye çalısmak, daha kati ve keskin bir ifadeye sebep olur. Ancak gene de göz çevresinde katı ve keskin bir çizgiden yanaysanız, o zaman o belirginliği sağlamak için sıvı halinde olan eyeliner’ları kullanın.

Dudak boyası

Ruj ya da dudak parlatıcısını bir türlü taşırmadan süremiyorsanız, o zaman parmak ucunuzu fondötene değdirin ve dudak çizgisinin üzerine doğru yayın. Bu, ağız çevresindeki çizgileri yumuşatır ve dudakları düzeltip pürüzsüzleştirerek boyanın sabit kalmasını sağlar.

Havucun Faydaları

Uzmanlar, havucun, süratle kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı, karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze olduğunu söylüyor. Kansızlık halinde, sabah-öğle-akşam taze çıkarılmış 1 çay bardağı havuç suyu içilmesi, suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor.

Mide ve bağırsak kanamalarında da havuç suyunun çok faydalı olduğunu ifade eden uzmanlar, havucun, özel şekeri, A vitamini ve bol vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirdiğini, ona rahatsızlığında kendi kendini tamir imkanı verdiğini, vücuttaki üre asidi, ürat tuzları, benzeri yorgunluk maddelerini, diğer zehirleri idrarla dışarı attığını vurguluyor.

Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını belirten uzmanlar, kalp rahatsızlığı ve damar sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini, her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indirdiğini bildiriyor.

Uzmanlar, havuçtaki beta-karotenin de gözleri, yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruduğunu ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini vurgulayarak, havuçların çiğ veya pişmiş olarak yenilirken asla soyulmaması gerektiğini, sadece temiz yıkamanın kafi olduğunu kaydediyor.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze havucun içerdiği önemli besin değerleri şunlardır: 30-42 kalori; 1,1 gr. protein; 9,7 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; l gr. lif; 36 mgr. fosfor; 37 mgr. kalsiyum; 0,7 mgr. demir; 47 mgr. sodyum; 341 mgr. potasyum: 23 mgr. magnezyum; 8.115-11.000 IU A vitamini: 0,06 mgr. B1 vitamini; 0,05 mgr. B2 vitamini; 0.6 mgr. B3 vitamini: 0.15 mgr. B6 vitamini: 7,6 mcgr. folik asit: 6-8 mgr. C vitamini ve 0,6 mgr. E vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda sayılan gerçekten çok dirimsel besin değerlerinin yanı sıra;

Havuç, düzenli olarak yenildiğinde, sigara içen kişileri de içermek üzere, bedenin akciğer kanserine yakalanma rizikosunu en aza indirgemektedir: Ayrıca havucu sık ve bol tüketen kişilerin gırtlak, mesane (idrar kesesi), rahmin boyun bölümü, kalınbağırsak, prostat ve yemek borusu kanserlerine yakalanma rizikosunun %50 oranında; menopoz döneminin sonrasını yaşayan kadınlarda, göğüs kanserlerine yakalanma rizikosunun %20 oranında azaldığı yapılan araştırmalar sonucunda saptanmıştır.

Kalbin dostu da olan havuç, kandaki kolesterol düzeyini düşürmenin en kolay yoludur.

Araştırmalar, havuç yemenin kolesterolde önemli düşmelere neden olduğunu, havuç yemeyi bırakan kişilerde kısa sürede kolesterolün eski düzeyine yükseldiğini göstermiştir.

Havuç bazı türden gıda zehirlenmelerini önler.

Ayrıca, yapılan araştırmalar, havucun menenjit ve ansefalit (beyin iltihabı) ile gebelikte fetüse geçerek düşüğe neden olan listerya adlı maddenin etkilerini yok ettiğini göstermiştir.

Havuç, içerdiği yüksek lif oranıyla peklik (kabızlık) çekenlere iyi gelmektedir.

Kaynatılarak içilen havucun suyu diyareye iyi gelir.

Ayrıca halk arasında, havucun sindirimi kolaylaştırıcı, gaz söktürücü, idrarı artırıcı, kurt düşürücü, aybaşı olayını kolaylaştırıcı ve hatta gebeliği önleyici, afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkileri bulunduğuna uzun yıllardır inanılmaktadır.

Bütün bu dirimsel önem taşıyan etkilerinden yararlanılmak üzere kişiler özgürce ve bol bol havuç yemelidir. Piyasada toz şeklinde de satılan havucun günlük diyetimizde sıklıkla yer alması, sağlığımıza büyük fayda sağlayacaktır.

A, C, B1 ve B2 vitaminlerince zengin bir ürün olan havuç, çiğ olarak ya da pişirilerek tüketilir.

Havuçlar kirli olsa bile kabuğunu soymamak gerekir. Çünkü yarım kilogram havuçta 30 mg C vitamini, B1-B-B6 vitaminleri, kalsiyum, demir ve potasyum mineralleri bulunur ve bunların büyük bölümü kabuğun altındadır.

Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını , kalp rahatsızlığı ve damar sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini, her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriliyor.


İCLAL AYDIN YAĞMUR

Ne zaman eskiyor sevgiler
Ödenen bedellerin acısı geçince mi?

Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü
bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne.
Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama&

Şimdi telefon açsam sana sesini duymak da yetmiyor ki.
Hep aynı cümleler; ‘Babamlar nasıl ilacını aldın mı?’
Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.
Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta
dalıp giderdin yemek yaparken tahta kaşıkla
tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba?
Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena&

Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.
Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.
Gittikçe sana mı benziyorum ben ya da
‘Annenin kaderi kıza’ dedikleri doğru mu?
‘Baban eskitir her şeyi kızım’ demiştin bir kez
anlamamışım meğer eskiyormuş anneciğim.
Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.
Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye
çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne
yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.

Evimi topluyor toz alıyor patlıcan kızartıyor
televizyon seyrediyor akşam çalan kapıyı açıyorum
açtığımı gören olmuyor.
Pişirdiğim yeniyor da güzel olmuş denmiyor.
Çay demleniyor demleniyor demleniyor&

Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor.
Ah nasıl eskiyor her şey anne nasıl eskiyor.
Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum.
Bana yasakladığın bahçeler sana da mı uzaktı hep?
Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler?
Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle
kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler

Limonun Cilde Yararları

Limonun cilde olan yararları

• Limon, cildiniz için serinletici ve canlandırıcı bir etki yapar. Altı adet limonu, kabukları ile birlikte halka şeklinde dilimleyin. Derin bir kaba soğuk su doldurun ve içine dilimlediğiniz limonları atın.

• Limonların kabukları yumuşayana kadar en az bir-iki saat bekletin. Süre tamamlandıktan sonra limonları elinizle sıkın ve banyo suyunun içine limonları ve hazırlanan suyu ilave edin.

• Eğer limonların suda bekletilme süresi sizin için çok uzun ise, o zaman limonların suyunu sıkın ve limonlarla birlikte banyo suyuna katın. Hazırladığınız limon banyosunun içinde 20 dakika kalmanız yeterli olacaktır.

• Bu özel banyo için kan dolaşımınızı hızlandırırken, iç açıcı limon kokusu da güne dinamik başlamanıza yardımcı olacaktır.
• Limonun içerdiği asitler cilde aynı zamanda peeling görevi yapabilir. Dirsek, diz ve tabanlarda oluşan sert derileri size şimdi verecek olduğumuz limon reçetesi ile yumuşatarak, pürüzsüz görünmesini sağlayabilirsiniz.

• Bir çorba kaşığı limon suyu ile iki çorba kaşığı balı kısık ateşte hafifçe ısıtın. Ocaktan alındıktan sonra bir süre soğumasını bekleyin.

• Hazırlanan karışım soğuduktan sonra kuruyan ve çatlayan cildin üstüne sürün. 20 dakika beklettikten sonra peeling yaptığınız bölgeyi su ile temizleyin. Son olarak temizlediğiniz bu bölgeyi limon kabuklarıyla ovalıyın. Bu işlem sonunda derinizin taze görünüşü sizi bile şaşırtacaktır

• Limon yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir. Çünkü limonun sıkılaştırıcı bir etkisi vardır. Tarifini verdiğimiz yüz losyonu, yüzdeki siyah nokta ve sivilcelere karşı en ideal losyondur.

• Bunun için 30 ml. limon suyunu 30 gr. bal ve 200 ml. damıtılmış suyla karıştırın ve bu karışımı bir cam şişesinin içine koyun.

• Hazırladığınız bu losyonu sabahları ve akşamları, bir pamuğa damlatarak yüzünüze sürün. Böylece hem temiz hem de canlı bir cilde sahip olacaksınız. Ancak yüzünüze bu karışı sürdükten sonra en az iki saat güneşe çıkmamaya dikkat edin. Aksi halde yüzünüzde lekeler oluşur.

- Az yağlı yoğurda 5 damla limon suyu katın. Yüzünüzü temizledikten sonra bu maskeyi sürün ve 15 dakika bekleyip yıkayın.

- Avokado”nun yarısını püre haline getirin, içine bir çay kaşığı limon suyu katın ve bir yumurta akını iyice çırptıktan sonra ekleyin. Cildiniz kuru ise birkaç damla badem yağı da koyun. Karışımı yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra su ile temizleyin.

- 100 gr. yulaf ezmesi, 1 limon suyu ve bir yumurta akını karıştırdıktan sonra ortaya çıkan karışımı, maske halinde yüzünüze yayın. 10 dakika bekleyin. Bu maske cildinizi gerginleştirecektir.

Öylesine Bir Mektup Can Dündar

Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.

Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu,diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?

Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.

Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.

Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Yapış yapış, vıcık vıcık bir yalnızlık bu. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.

Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başı içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.

Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.

“Yine zamansız yağmurlar” dedim, “Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları” dedim, “Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?” dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum da.

Neler yazmışım diye merakımdan.

Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.

Can DÜNDAR

Brokolinin Faydaları Yararları


Uzmanlar, brokolide, havuçtakinden daha fazla beta karoten bulunduğunu söyleyerek, bu sebeple yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi besinlerden olduğunu kaydediyor. Beta karotenin, güçlü bir kanser savaşçısı olduğunu vurgulayan uzmanlar, yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri tehlikesini azalttığını ifade ediyor.

Brokolinin ayrıca, B1 ve C vitamini ile dolu olduğunun altını çizen uzmanlar, yüksek miktarda kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum maddeleri içerdiğini belirtiyor. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokolinin vitamin deposu olduğunu bildiren uzmanlar, suyunun havuç veya elma suyu ile karıştırılarak içilmesinin de faydalı olduğunu kaydediyor.

Brokolinin çeşitleri, taşıdığı renklere göre de, beyaz başlı, mor başlı ve yeşil başlı çeşit olarak üçe ayrılır. Çiğ ya da pişirilerek tüketilen brokoli, haşlandığında içerdiği vitaminlerin çoğu kaynayan suya geçeceğinden bu su dökülmeyip değerlendirilmelidir. Kalorisi düşük bir sebze olduğundan diyetlerde yer alan brokoli, dondurularak saklanmaya ve sonradan tüketilmeye çok uygundur.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. çiğ (pişirilmemiş) brokolinin içerdiği besin değerleri şöyle sıralanır: 34 kalori; 2,5 gr. protein; 2,9 gr. karbonhidrat; 0,2 gr. yağ; 0 kolesterol; yüksek oranlarda lif; 76 mgr. fosfor; 100 mgr. kalsiyum; 0,8 mgr. demir; 10 mgr. sodyum; 336 mgr. potasyum; 24 mgr. magnezyum; 0,6 mgr. çinko; 0.10 mgr. B1 vitamini; 0.20 mgr. B2 vitamini; 87 mgr. C vitamini; 1.3 mgr. E vitamini ve küçümsenemeyecek oranda A vitamini kaynağı betakaroten…

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıdaki değerlerden görüleceği gibi brokoli, besin olarak en yararlı sebzelerden biridir. Bunun yanı sıra;

Brokoli bedeni kanser tehlikesine karşı korur: Yapılan son bilimsel araştırmalar, Turpgiller familyasındaki sebzelerin kansere karşı bedeni koruduğu; özellikle brokolinin yenilmesinin, akciğer, kolon (kalınbağırsak) ve prostat kanserlerine yakalanma rizikosunu iyice azalttığını ortaya koymuştur.

Brokoli, yüksek oranlarda A vitamini kaynağı betakaroten ile C ve E vitaminleri içerir: Kalp hastalıklarına yakalanma, kalp krizi geçirme ve katarakt illetine tutulma gibi rizikoları da en aza indirger.

Yüksek oranlarda demir ile folik asit içeren brokoli kansızlığı önler. Ayrıca doğum yapacak kadınların, spina bifida (yani omurganın bir yanının açık olması) hastalığına yakalanmış çocuk doğurması rizikosunu en aza indirir.

Bütün bu önemli tıbbi etkilerinden yararlanılmak üzere, brokolinin diyetimize konularak öncelikle yenilmesi öğütlenmektedir.

Dikkat: Brokoli bedenin iyot emilimini azaltır. Haftada 2-3 kezden fazla brokoli yiyen kişiler, iyotlu besinler ya da iyotlu tuzu almayı ihmal etmemelidir. Özellikle içme suyunun az iyot içerdiği yörelerde, bu önemlidir.

Elmanın Vücuda Faydaları

Sağlıklı beslenmede elma, sanılandan daha faydalı olup, Bağırsak Kanserine yakalanma riskini de azaltıyor. Bu sebeple uzmanlar, her öğünden sonra elma yenmesini tavsiye ediyorlar.

Pek çok Mineral ve vitamin içeren elmanın diğer faydaları şöyle sıralanıyor…

- Zayıflamak için: Elmada sadece 50 kalori vardır ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için mükemmel bir meyvedir. Düşük kalorili olduğu için şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler.

- Kabızlık için: Öğle yemeğinden önce yenen bir elma, bağırsakta bakterilerin çoğalıp azalmasını ayarlamada rol oynar ve bu sayede kabızlığı önler.

- Bağışıklık için: Elmadaki C vitamini vücudun savunma sistemini kuvvetlendirir. Bunun sonucu olarak soğuk algınlığı virüsleri vücuda giremezler.

- Dişler için: yemekerden sonra yenen elma, çoğu zaman diş fırçalamaktan daha iyi etki yapar. Çünkü elma çiğnenirken dişlerin arası çok iyi bir şekilde temizlenir.

- Kolesterol için: Elmadaki petkin Maddesi, zararlı kolesterolü (LDL) düşürür; atardamarları koruyan faydalı kolesterolü (HDL) yükseltir.

- Kalp için: Elmadaki etkili maddelere yeni keşfedilen ‘Phenylalanin’ de eklendi. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.

– Demir eksikliği: Demir, C vitamini ile birleştiğinde organizma tarafından mümkün olduğunca iyi şekilde alınır. Elmada her ikisi de vardır.


Mutfak Bilgileri


Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içerisine 1-2 dal maydanoz atın.

Fırında patates yapmadan önce,10-15 dakika haşlayın ve çatal ile delin. Daha kolay pişecektir.

Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın. Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.

Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatın. Bu işlem ilerde kızartmalarınızın tavaya yapışmasını önleyecektir.

Unlarınızın böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yaprağı koyun.

Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüşmesini önler.

Kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız, bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. Hazırladığınız karışımı yumurtaya ilave edin. Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız.

Bisküvileriniz yumuşamışsa onları birkaç dakika fırınlayın.

Peyniri kolay rendelemek için,15 dakika buzlukta bekletin.

Çekmeceleri içini boşaltmadan temizlemek istiyorsanız, elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.

Fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur.

Mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pişirin.

Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkartabilirsiniz.

Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.

Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için, önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın. Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.

Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün, yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün. Diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin. Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.

Soğan, sarımsak kesmeden önce parmaklarınıza limon suyu sürerseniz, istemediğiniz kokulardan kurtulmuş olursunuz.

Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok. Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.

Domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç, salçanızı tatlandıracaktır

Gıda Hilelerine Dikkat

Açıkta veya tezgah altında satılan pek çok üründe hileyle karşılaşmak istemiyorsanız bu uyarılara kulak vermenizde fayda var. Gaziantep İl Tarım Müdürlüğü Gıda Kontrol Şube Müdürü Sait Demirkıran, açıkta ve tezgah altında satılan pek çok üründe hileyle karşılaşıldığını belirterek, “Vatandaşlarımız alışveriş yaparken üretim izni olan paketli ürünleri tercih etmeli’ dedi.
Demirkıran, yaptığı açıklamada, yaptıkları denetimlerde; özellikle açıkta satılan, paketlenmemiş ve üretim izni olmayan pek çok üründe hile olduğunu tespit ettiklerini belirtti.

Glikozla Bal aromasının karıştırılıp vatandaşlara bal olarak satıldığını belirlediklerini ifade eden Demirkıran, “Sahte bal diye nitelendirdiğimiz bu Balın rengi biraz daha açıktır, normal balın kokusu yoktur. Normal balın kıvamı biraz daha katıdır’ dedi.
Sait Demirkıran, geçen yıl 5 ton ve bu yıl 1 ton sahte bal yakaladıklarını da bildirdi.

Farklı sektörlerde kullanılan toz Antep fıstığı, toz fındık, toz yer fıstığı gibi ürünlerde de hileyle karşılaşıldığını, bunlardan rengine göre leblebi tozuna tuz, fıstık tozuna bezelye, bazı ürünlere ise kireç tozu ve boya Maddeleri karıştırıldığını kaydeden Demir, vatandaşların hileli olduğundan şüphelendikleri bu gibi toz ürünlerin yerine fıstık, fındık ve yer fıstığını evlerinde ezerek toz haline getirebileceklerini ifade etti.

Demirkıran, “Yoğurtta, zeytinyağında ve kırmızıbiberde de çeşitli hilelerle karşılaşılabiliyor. Örneğin yoğurdu daha katı hale getirmek için büyükbaş hayvanların yağından elde edilen toz halindeki jelatin kullanılabiliyor. Vatandaşlara da bu yoğurtlar köy yoğurdu diye satılıyor. Köylerden sütler alınarak merdiven altı işletmelerde bunlar yoğurt haline getiriliyor’ görüşünü aktardı.

Zeytinyağına ise pamuk yağı karıştırılabildiğini, bu ürünlerdeki yağ asitlerinin normal zeytinyağından farklı çıktığını anlatan Demirkıran, fiyatı çok düşük olan Zeytin yağından şüphelenmek gerektiğine işaret etti.
Kırmızı biberin içinde de tuz, tohum, boya maddeleri ve kiremit tozu karıştırıldığını belirten Demirkıran, bu tür ürünleri yakaladıkları zaman imha ettiklerini kaydetti.
Demirkıran, şu uyarılarda bulundu:

“Vatandaşımız, piyasada üretim izni olan ve paketli ürünleri tercih etmeli. Açık ve paketsiz olan ürünlerde çok daha fazla sahtekarlık ve hileyle karşılaşılabiliyor. Halkımız yaptığı alışverişlerde bilinçli olmalı. Nerede ne hile olabileceğini az çok görebilmeli. Tezgah altında satılan ürünler alınmamalı. Vatandaşlarımız karşılaştıkları herhangi bir olumsuzlukta ise bize başvurmalı. Promosyonlar hariç çok düşük fiyatlı ürünler tercih edilmemeli